ARABULUCULUK
Arabuluculuk çatışan tarafların müzakerelerde bulunarak gönüllü ve karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüme ulaşmaları için bir araya getiren, birbirlerini anlamalarını sağlamak için taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştıran, tarafsız ve objektif bir üçüncü kişinin katılımıyla yürütülen bir usuldür.
“Arabuluculuk “ (AUÇ-ADR) ülkemizde 07.06.2012 günü kabul edilerek 22.06.2012 Tarih ve 28331 S. Resmi Gazetede yayımlanan 6325 sayılı yasa ile 22.06.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Esnek bir süreçtir, kontrol yetkisi taraflardadır, tarafların kendi sorumluluğundadır, nihai anlaşmaya kadar süreç üzerindeki hakimiyet taraflardadır, arabulucu taraflar arasındaki bilgi alışverişini kolaylaştırır, doğru iletişimi sağlar, gizlidir.
Dostane bir süreçtir ve barışa hizmet eder .
Gerçek çıkarların, ihtiyaçların ve kaygıların ele alınmasını sağlayan bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Taraflara, geleceklerini yeniden planlama olanağını veriyor olması çok önemli avantajlarından birisidir
Genel anlamda; arabuluculuk karar verme yetkisi olmayan tarafsız üçüncü kişinin, iletişim kanalları tıkanmış uyuşmazlık yaşayan tarafların mutabık kaldıkları bir çözüme ulaşmalarına destek verdiği bir süreçtir.

 
Arabulucular Kimlerdir?
Arabulucu, ülkemizde yasal düzenlemeye göre hukuk fakültesi mezunu ve en az 5 yıllık iş tecrübesine sahip istekli kişilerin asgari 65 saat eğitim almaları sonucu girdikleri yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı sayılarak Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Siciline kayıt olmuş kişilerdir.
Arabulucular hükümet görevlisi, avukat, psikolog veya sosyal çalışan değillerdir. Arabulucular, mesleki ilke ve kurallara titizlikle riayet etmekle yükümlü, müzakere, psikoloji, sosyoloji, iletişim konularında özel eğitimli ve hukuk fakültesi mezunu olmaları nedeniyle de hukuki yeterlilik konusunda donanımlı kişilerdir.
Arabulucular, iletişime katkı sağlayarak tarafların menfaatlerini karşılıklı en iyi biçimde iletebilmelerini ve koruyabilmelerini sağlayan müzakereleri yöneten, bu kanalla tarafların kendi çözümlerini üretmeye katkı sağlayan kişilerdir.
Arabulucular taraf tutmazlar ve taraflardan birisinin görüşlerini haklı bulmak veya kabul etmek ve olayların nedenlerini araştırmak ve cevap vermek gibi sorumluluk ve yetkileri bulunmamaktadır.


Arabulucuya Nasıl ve Ne Zaman Müracaat Edilebilir?
Arabulucuya uyuşmazlık yargıya taşınmadan önce veya yargılama sırasında hüküm verilmeden önce müracaat edilebilir.
Her uyuşmazlık arabuluculuk yöntemi ile çözümlenmeye yasal olarak müsait değildir. Uyuşmazlığınızın arabulucuya götürülebilir olup olmadığı için şu özellikleri irdelenmelidir;
Her şeyden önce uyuşmazlığın özel hukuka ilişkin olması gerekir.
Uyuşmazlığının üzerinde serbestçe tasarruf edilebilir bir uyuşmazlık olması gerekir.
Uyuşmazlığın sonucunda oluşturulan çözümün icra edilebilmesi için aleni ve yasal bir sicile hâkim kararı ile kayıt edilmesi gerekmeyen bir içeriğe sahip olması gerekir.
Bu anlamda olmak üzere örneğin boşanma davaları, nüfus davaları, tapu iptal ve tescil davaları, kadastro davaları, ceza davaları, velayet davaları gibi dava ve uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir.
Örneğin tazminat talepleri, alacak-borç ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, ortakların üzerinde serbestçe karar alabilecekleri şirketlere iç denetçi atanmasına karar verilmesi, kar paylarının dağıtımı vb. konularda arabuluculuk kural olarak mümkündür.
Arabuluculuk görevi ancak sicile kayıtlı kişiler tarafından yerine getirilebilir. Bunun için Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı web sitesinde (http://www.adb.adalet.gov.tr/) yayımlanan Arabulucular Sicilinden (http://www.adb.adalet.gov.tr/arabulucu/) seçeceğiniz bir arabulucuya müracaat edilebilir.
Taraflar müştereken arabulucuyu belirleyerek birlikte müracaat edebilecekleri gibi bir taraf tespit ettiği arabulucuya müracaat ederek diğer tarafa davetiye gönderilmesini temin edebilir. Bu şekilde davetiye alan taraf 30 gün içerisinde kendisine davetiye gönderen arabulucuya müracaat ederek kabul beyanında bulunmaz ise teklif ret edilmiş sayılacak ve arabuluculuk süreci başlamayacaktır. Kabul beyanında bulunur ise arabulucu her iki tarafı davet ederek tutanak tutacak ve böylece arabuluculuk süreci başlayacaktır.
Yargılama sırasında yine taraflar birlikte mahkemeye müracaat ederek arabuluculuk süreci talebinde bulunmaları halinde hâkim tarafların beyanlarını tutanağa geçerek yargılamaya ara verecek ve 3 ay boyunca yargılama bütün süre ile birlikte duracaktır.


Arabuluculuk Sürecine Müracaat Edilmekle Dava Hakkından Vazgeçmiş Olunur mu?
Arabuluculuk ihtiyari bir çözüm süreci olup taraflar arabulucuya müracaat ettikten sonra çözüme ulaşılamaması veya ulaşılmasından vazgeçilmesi halinde mahkemeye müracaat edebileceklerdir.


Arabuluculuk Masraflarını Kim? Nasıl Karşılar?
Arabuluculuk masrafları kural olarak taraflarca birlikte karşılanır. Ancak taraflar karar alarak masrafların karşılanma oranlarını kendi aralarında farklı tespit ederek başlangıç tutanağında imza altına alabilirler. Arabulucu taraflardan yapılacak işlemlerin gerektirmesi halinde avans talebinde de bulunabilir.
Taraflar arasında serbestçe kararlaştırılabilecek arabulucu ücreti Bakanlıkça yayımlanan asgari ücret tarifesinin (http://www.adb.adalet.gov.tr/Sayfalar/mevzuat/tarife.html) altında olamaz. Şayet süreç başlangıcında bir ücret kararlaştırılmamış ise bu asgari ücret tarifesi geçerli olacak ve sürecin sona erdiği tarihteki tarifeye göre ücret hesaplanarak arabulucuya taraflarca eşit oranda ödenecektir.


Arabuluculuk Sürecinde Anlaşılan Çözüm Tutanağa Nasıl Bağlanır?
Taraflar arabulucu önünde çözümlerini üretmişler ise bu çözüm uygulama ve sonrasında karşılaşılabilecek olgular da göz önüne alınarak arabulucu tarafından bir tutanağa bağlanacaktır.
Taraflar dilerler ise bu tutanağın kendilerine teslim edilecek örneği ile sürece bir yargılama öncesinde başlanılmış ise o uyuşmazlığa bakmakla görevli ve yetkili mahkemeye, yargılama sürecinden başlanılmış ise yargılamaya ara veren mahkemeye müracaat ederek icra edilebilirlik şerhi talep edebileceklerdir.
Bu şerhin kendisinden talep edildiği mahkeme sadece uyuşmazlığın arabuluculuk yolu ile çözümlenmesi mümkün olup olmadığını inceleyecek (Aile Hukukuna ilişkin konularda bu inceleme zorunlu olarak duruşmalı yapılacak, diğerlerinde ise dosya üzerinden) hâkim sonuçta uyuşmazlığın arabuluculuk yoluyla çözümlenebileceğini tespit ettikten sonra icra edilebilirlik şerhi verecektir. Artık bu halde mahkemenin verdiği ilam hükmünde sayılan bu tutanak ile taraflar yerine getirilmediği takdirde cebri icra yoluna müracaat edebileceklerdir.
Hâkimlerin icra edilebilirlik hakkında verdiği kararlara karşı temyiz yolu açık olup, mahkemenin icra edilebilirlik şerhini ret etmesi halinde taraflar Yargıtay’da temyiz hakkı kullanabileceklerdir.
İcra edilebilirlik şerhi alınması zorunlu olmayıp taraflar çözümü birlikte ürettikleri için muhtemelen icra aşamasına gerek kalmadan içerik rızai olarak yerine getirilmekle sonuca ulaşılmış olacaktır.